tarihe not düşüyorum: ”aklın her zaman duygulardan önce gelmesi gerektiğini yeni anladım….” (yaş:20 geç kalmış sayılmam sanırım…)
Ekim, 2006 için arşiv
İnsanlığın iftihar tablosunu s.a.v. tanıdıkça daha fazla seviyor insan.Bir yerde okuduğum bir kıssa…
Hazreti Aişe validemize peygamber efendimiz (S.A.V) “Beni nasıl seviyorsun?” sorusuna “Kördüğüm gibi…” cevabını verirmiş.
Hazreti Aişe validemiz de arada sırada “Kördüğüm ne alemde?” diye sorarmış.
Peygamber efendimizin cevabı ise “İlk günkü gibi…” olurmuş…
Tek kelimeyle muhteşem…’’sonsuz nur” da bir yerde efendimizin kızı odaya girerken ayağa kalktığı yine bir yerde de yanılmıyorsam ”hudeybiye anlaşması” yapılmadan önce hanımı ile istisare etmiş bu durumu…Yani ilahi bir kaynakla beslenen insanlığın iftihar tablosu s.a.v. acaba bu istisareyi neden gerçekleştirmişti? ve anlıyoruz ki burada bizlere bir ders vermek istedi…’’sonsuz nur” kitabında bunlar anlatıldıktan sonra şöyle bir soru yöneltiliyor belki de bir cevap bu….
Sormadan edemeyeceğim: Hangimiz, kadınlara karşı bu denli mültefit olabilmişizdir? En kritik anda hanımıyla istişare eden kaç devlet reisi vardır? Bir aile reisi olarak kaç kişi, aile hayatında hanımıyla istişareye yer vermektedir? Soruları çoğaltıp, bütün içtimaî ünitelere aynı soruyu yöneltebiliriz? İslâm’ın kadını esir ettiğini söyleyen bütün şom ağızların kulakları çınlasın! Acaba hangi feministin ufku bu seviyeye çıkabilmiştir?
dün okuldan eve gelirken otobüste karşılaştığım bir ”yolcu-şöför” diyalogu : P
- Yolcu:Bir öğrenci alın şurdan (ellerinde ders kitapları var bu arkadaşın, ki öğrenci olduğu aşina)
- şöför:hımm…öğrenciii ! bende anlamamıştım zaten(!)
- yolcu:hı hı! öğrenci ne oldu ki ?!?
- şöför:kız mı ?erkek mi ?
- yolcu:ne!!!
ben herşeye rağmen memleketim insanını seviyorum : )) her ne kadar esprinin tozunu ayarlayamasa da : )
wordpress in enteresan bir özelliğini keşfettim bugun…Arama motorundan sizin sitenizi ziyaret edenlerin hangi kelişmeyle bu ziyareti gerçekleştirdiğini gösteriyor : )) açıkcası çok keyif aldım bakarken : )
en çok ”gülümse,hayata gülümse,gülmek istiyorum : ) ” gibi kelimeler kullanılmış : ) burdan çıkaracağımız sonuç toplum olarak sanırım depresyona girmişiz : ) ee tam da mevsimi : )
bir de bir arkadaş ‘’sakirt arıyorum” şeklinde bir kelime girmiş arama motoruna : )) bu arkadaşında ne amaçladığını da pek anlayamadım doğrusu : )
neyse böyle enteresan sonuçları ilerleyen günler de paylaşırım…bakalım daha ne gibi sonuçlarla karşılaşacağım : P
Son günler de garip bir psikoloji içine girdim…Belki de son sınıf olmanın ve mühendislik okumanın vermiş olduğu bir durum…Okul uzar mı?,okul bitince yüksek lisans yapsam mı?,yabancı dil konusu…itiraf etmek gerekirse bu konuları fazlaca abartmış durumdayım.önemli konular evet ama ben kafaya cidden çok takıyorum…Her şey olacağın varır diyip düşünmemek istiyorum ama ne mümkün! ”lise yıllarım” ı özledim…özellile lise-1…herşey ne güzeldi…büyüdükçe dertler de artıyor sanırım…Acilen bir program yapmam gerek…beklentilerimle,elimdeki imkanları ve varacağım sonucu denkleştirmem gerek…sanırım insan önünü göremeyince bu düşüncelere kapılıyor…Neyse bu işi bugun halledip, bu ruh halinden kurtulmak istiyorum….
Az önce Zaman gazetesi yazarı Nedim abinin yazısını okudum.”Bir veda sayıklaması” başlıklı yazısı…Ramazan giderken buruk bir sevinç bırakıyor ardından,zaten bu düşünceler içinde olan ”ben” Nedim abinin yazısını okuduktan sonra iyice düşüncelere,biraz hüzne,biraz ayrılık acısına girer oldum…Nasıl da gelip geçti ‘’sevgili” ve biz yine o sevgilinin aşkına eremedik.
Seni özlüyeceğiz sevgili(ramazan) çabuk gel olur mu? : (
Nasıl başlanır bilmem ki.Neyse ben biir yerden başlayayım da gerisi gelir ; ) efendim öncelikle nasıl başladı bu yazma işi…nasıl başladı? belki de bir ihtiyacı karşılamak için…yada yazmayı sevdiğim için yada yada neyse! netice de yazıyorum…sonradan bloglarla tannıştım…nasıl mı tanıştım? sağ olsun fakülteden bir arkadaşın tavsiyesi ile…
- o arkadaş:abi geçen zaman gazetesinde bloglarla ilgili bir yazı vardı! okudun mu?
- ben:hayır okumadım…blog ne ki?
- o arkadaş:sanal günlük yani
- ben:hııı!?!
- o arkadaş:hı hı!
bu ‘’saçma” diyalogtan sonra blog alemi ile tanışmış olduk….ve şöyle bir kaç blog gezindim(kendimce ve ebrarvakti) ee sonra ”benim başım kel mi?” mantığyla bu blogu açtım…. ümmete hayırlı olsun artık : )
Bismilah her hayrın başı diyerek başlayalım inşaAllah…
Güzel Yorumlarınız :)